Kendimizi Kötü Hissetmek Zorunda mıyız?

Günlük yaşam içerisinde duygusal haletimiz sürekli olarak değişir. Çoğunlukla kendi dışımızda gelişen olaylara karşı kendi içimizden çeşitli tepkiler oluştururuz. Ve gördüğümüz, duyduğumuz, yaşadığımız her şey bizim üzerimizde farklı hisler meydana getirebilir. Davranışlarımız da genellikle bu duyguların ya da hislerin etkisine bağlı olarak çeşitli tepkiler tarzında ortaya çıkar. Bu tepkileri dışımıza çeşitli biçimlerde yansıtabildiğimiz gibi bazen de yalnızca kendi içimizde tutarız. Ama her ne olursa olsun algıladığımız her şey bizde az ya da çok bir tepki oluşturur. Bu tepkiler bilinç düzeyine ulaşabildiği gibi bazen de sadece bilinçdışı düzeyde kalır. Yani etrafımızda bir şeyler olur, biz onun farkına varmayız, ama kendimizi bir anda iyi ya da kötü hissederiz.

Okumaya devam…

Tereddütlerin Üstesinden Gelmek

Hepimiz yaşam boyunca çeşitli fırsatlarla yüzyüze geliriz. Bazen bu fırsatları kendi çabamızla yarattığımız gibi, bazen de hiç beklemediğimiz anda bazı fırsatlarla yüzyüze geliriz. İşte bu noktada bizi engelleyen en önemli unsurlardan bir tanesi tereddüt etmektir. O an hızlıca vermemiz gereken bir karar vardır, ancak bu kararı vermekte tereddüt ederiz. Ve böylece o fırsat da kaçar gider. Belki de bu fırsat önümüze bir daha aynı şekilde asla gelmeyecektir.

Okumaya devam…

Harita Arazinin Kendisi Değildir

Hepimiz aynı dünyada yaşıyor, aynı havayı soluyor, benzer şeyler yiyor ve benzer durumları yaşıyoruz. Ama yine de her birimiz dünyayı kendimize göre algılıyoruz. Bu belki de çoğu zaman dikkat etmediğimiz ya da üzerinde düşünmediğimiz bir şey. Çünkü çoğu zaman diğer insanların da dünyayı bizim gibi algıladığını “zannediyor” olabiliriz. Ama aslında hiç birimiz, birbirine çok yakın düşünen insanlar bile, dünyayı aynı biçimde algılamıyoruz. Çünkü her birimiz farklı bir geçmişe, farklı bir genetik materyale ve farklı bir psişeye sahibiz. Bu durumda her birimiz aslında kendine özgü bir zihin yapısına sahibiz.

Okumaya devam…

Yaratıcılığınızı Geliştirme Yolları

Yaratıcılığın sırrı nedir? Neden bazı insanlar sürekli bir şeyler yaratma itilimi hisseder. Ya da neden bazı insanlar yeni şeyler üretmeye daha yatkındır? Aslında hepimizin içerisinde çok büyük bir yaratıcılık potansiyeli var, çünkü beynimiz her an durmaksızın bir şeyler yaratıyor ve üretiyor, uykudayken bile. Ama belli ki bazılarımız bu potansiyelden daha fazla yararlanabiliyor, bazılarımız ise yaratıcılık için özel bazı anların gelmesini bekliyor. Yani yaratıcılığı tesadüflere bırakıyor. Oysa herhangi bir anda yaratıcı olabiliyorsak bunu her zaman tekrarlayabilmemiz gerekmez mi? Yaratıcı olarak nitelendirilen insanların yaptıkları şey aslında bilinçdışı bir biçimde kendilerini yaratıcı moda sokabilmeleridir.

Okumaya devam…

Algılarımız Bakış Açımıza Göre Değişir

Hepimiz hayatımızda az ya da çok kendimizi daha farklı hissettiğimiz anlar yaşamışızdır. O anlarda her şey daha bir anlamlı, sorunlar daha bir uzak gelir bizlere ve içimizde bir sakinlik duygusu hakim olur. Ancak sonra bu hal yerini başka bir hale bırakır ve her şey yine eski haline döner. Aslında çevremizde ya da koşullarda değişen hiçbir şey yoktur ama sanki her şey değişmiş, yıpranmış anlamını yitirmiş gibidir. Bulunduğumuz yerdeki eşyalar aynıdır, pencereden baktığımızda gördüklerimiz aynıdır, duyduğumuz sesler aynıdır, ama hislerimiz farklıdır… Sonra yine keyfimiz yerine gelir ve tekrar her şey canlanır, vs.

Okumaya devam…

Yaratıcılık ve Trans Halleri

Evrenin yaratıcılığı sürekli devam eden ve sürekli olarak bitmeksizin üreten bir süreç. Çünkü şu anda halihazırın anının milyarlarca bölümü olan bir anda bile bir hareket bir üretim süreci devam ediyor. Şu an yeryüzünde milyarlarca canlı ölürken milyarlarcası yeniden doğuyor ve bu süreç durmaksızın sürüyor.

Okumaya devam…

Sesin ve Müziğin Etkileri

Seslerin ve müziğin üzerinizde ne gibi etkiler meydana getirdiğine en son ne zaman dikkat ettiniz? Her birimiz o ya da bu ölçüde seslerle ve müzikle iç içeyiz. Dış dünyayla iletişim kurduğumuz en önemli duyularımızdan bir tanesi işitme duyumuz hiç şüphesiz. Bu duyu sayesinde çevremizle iletişim kurabiliyor, birbirimizi anlayabiliyor ve kendimizi seslerle ifade ediyoruz. Şu an bu satırları okurken bile zihninizde sözcükleri duyuyor ve böylece okuduklarınızdan bir anlam çıkartıyorsunuz. Peki ya müzik? Müzik yaşamımızı nasıl etkiliyor? Ya da müziğin olumlu etkilerinden yararlanmak hiç aklımıza geliyor mu?

Okumaya devam…